“`html
Gelişmeler hız kesmeden devam ediyor… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da gerçekleştirilen “TRT World Forum 2025” etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) etkin bir çözüm üretemediğini vurgulayarak, İsrail’e masum diyenlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Her türlü silaha sahip olan bir ülkenin masum olduğunu iddia etmek mümkün değildir. İsrail, zalimlerin en başındaki ülkedir.”
Erdoğan, “Türkiye olarak insanlığın geleceğinin sadece 5 ülkenin kararlarına bağlı olamayacağını belirtiyor ve bu nedenle ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz.”
Başkan Erdoğan, “Okul, kilise, cami, hastane gibi yerler kasten hedef alınıyor. Hala bazıları ‘İsrail masum’ demekte. Ama bu nasıl mümkün oluyor? İsrail’in nükleer silahları var, en güçlü bombalara sahip. İstediği an Gazze’yi vurma yeteneğiyle donatılmış durumda. Nasıl ki masum bir ülke olarak değerlendiriliyor? İşte bu yüzden, bunun ardında gerçekler var. İsrail kesinlikle masum değil; zalimlerin ta kendisidir. İsrail, kısa menzilli, orta menzilli ve uzun menzilli silahlarıyla dolu. Kimse bunlara inanamaz. Türkiye olarak biz bunları kabul etmiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın önemli açıklamalarının özet başlıkları şöyle;
Değerli katılımcılar, saygıdeğer misafirler, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz İstanbul’a. 2017 yılından bu yana forumu düzenleyen TRT yönetimini yürekten tebrik ediyorum. TRT, insanı merkezine alan yayıncılık anlayışıyla bizler için büyük bir gururdur.
Bu zamana kadar farklı alanlarda binlerce konuşmacı fikirlerini paylaştı. Her yıl ekonomi, siyaset, medya ve teknoloji alanlarında öne çıkan isimlerin görüşlerini dinleme fırsatına sahip olduk.
“BMGK, İNSANLIĞIN ORTAK SORUNLARINA ÇÖZÜM SUNAMAZ”
Yaşadığımız her an, daha adil ve kapsayıcı bir küresel yapının önemini gözler önüne seriyor. Savaşlar ve adaletsizlikler gün geçtikçe artmakta.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin adaletsiz karar alma yöntemleri yüzünden, insanlığın ortak sorunlarına çözüm bulmak mümkün olmuyor.
Orada sorunlar ve çözümler açıkça görülüyor ama masum insanlar hayatını kaybetmeye devam ediyor.
“BU NEDENLE DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR”
Türkiye olarak, insanlığın kaderinin sadece 5 ülkenin kararlarına bağlı olmadığı görüşündeyiz ve bu nedenle ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Son iki yılda yaşanan Gazze olaylarını dikkatle inceledik. İsrail 70 bin Gazzeli’nin hayatına son verdi. Gazze’de neredeyse sağlam bir yapı dahi kalmadı.
“DÜN GEREKEN CEVABI VERDİM”
Okul, kilise, cami ve hastaneler kasten bombalandı. Hala ‘İsrail masum’ diyenler var. Ama nasıl olabilir? Nükleer silahlar İsrail’de mevcut, en güçlü bombalar onların elinde ve istedikleri gibi Gazze’yi bombalayabiliyorlar. Nasıl oluyor da masum olarak değerlendirilir? İşte bu konudaki düşüncelerimizi açıkça ifade ettik.
“TÜRKİYE OLARAK BİZ BUNU KABUL ETMİYORUZ”
İsrail kesinlikle masum değildir; zalimlerin kendisidir. İsrail’de çeşitli menzilli silahlar mevcut: kısa, orta ve uzun menzilli. Nasıl masumiyet iddiasında bulunabilir? Bunu kimse kabul etmez. Özellikle de Türkiye olarak biz bunu kabullenemeyiz.
İsrail, açlığı ölümcül bir silah olarak kullanıyor, özellikle çocuklar üzerinde. Az önce izlediğimiz görüntülerde, deri kemiğe dönmüş çocuklar vardı ve açlıkla terbiye ediliyor.
İsrail’in yalanlara dayanan propaganda makinesi karşısında, gerçekleri dünyaya ulaştırmaya çalışan gazeteciler hedef alınmaktadır: 270 gazeteci yaşamını yitirdi. Filistinli gazeteciler hayatlarını kaybetmenin yanı sıra ailelerini de yitirdiler. Az önce tanıdığımız bir arkadaşımız; kendisi dışındaki eşi ve çocuklarını orada kaybetti. Anne ve babalarını da bu süreçte yitirdi.
“BU DURUMU ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”
Üzülerek ifade etmek isterim ki, bu tür olaylar olurken küresel barış ve istikrarı korumakla yükümlü olan kurumlar; katliamları durdurma ya da soykırımları engelleme adına hiçbir adım atmadı. Genel Kurul’un aldığı kararlar, Güvenlik Konseyi’ndeki çıkar hesapları yüzünden yok sayıldı. Bunu kavramak mümkün değil.
“ULUSLARARASI BASIN SINIFTA KALDI”
Gezi’de İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya, Gazze’de gerçekleri görmezden gelen bir habercilik anlayışıyla zayıf kaldı. Sadece birkaç medya organı ve gazeteci, Gazze’deki mazlumların sesini duyurabildi. Kalemini, kamerasını ve ekranını Gazze’deki soykırımları örtbas etmek için kullanan gazetecilerin bu tutumu, medya itibarı açısından son derece önemlidir. TRT’nin özverili yayınları bu süreçte büyük değer taşımaktadır. Orada hayatını kaybeden gazetecilere bir kez daha rahmet diliyorum.
“İSRAİL HEP BAHANLER ARIYOR”
Türkiye olarak bu meselelerde sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazırız. Bizim desteğimizle Hamas ve İsrail arasında bir uzlaşma gerçekleştirildi. Gazze’nin halkı, bu sayede biraz rahat nefes almaya başladı. Hamas’ın dikkatli davrandığını gözlemliyoruz. Ancak İsrail, her an yeniden saldırmak için bahaneler arıyor. Herkes İsrail’in karanlık geçmişini biliyor. Ateşkesin devam etmesi ve Gazze’nin yeniden inşası, ancak İsrail’in bu konularda baskı altında tutulmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye, bu sorunlarda sadece elini değil, gövdesini taşın altına koymaya da hazırdır.
Filistin’i tanımayan ülkeleri, Filistin devletini tanımaya davet ediyorum. Zor olanı başarmak; karanlığa karşı ışık olabilmektir. Biz, kolay olanları değil, zor olanları seçtik. Karanlıkların yerine ışığı getirerek mücadele etmeyi tercih ettik. Medeniyet coğrafyamızın her alanına barış ve huzur götürmek için çaba sarf ediyoruz. Her insani krizde sorumluluk üstleniyoruz. Rusya-Ukrayna krizi başladıktan hemen sonra sorumluluğumuzu üstlenerek ateşkes ve kalıcı barış için Putin ve Zelenski ile görüşmeler gerçekleştirdik.
Pakistan ve Afganistan’daki çatışmalarda MİT’in yürüttüğü uzlaştırma çalışmaları hızlı sonuçlar doğurdu ve taraflar arasında ateşkes antlaşması imzalandı. Bu antlaşmanın kalıcı olmasını gönülden ümit ediyoruz.
“BİZLER ZULME RIZA GÖSTERMİYORUZ”
Gerek Gazze, gerekse Afganistan olsun, mazlumların feryatlarını görmezden gelenler, gerçeklerin hiç de öyle basit olmadığını öğreneceklerdir. Krizleri umursamayanlar, kendi evlatlarına bile umut veremezler. Haksızlık karşısında sessiz kalmak, o haksızlığın bir parçası olmaktır. Zulme rıza göstermek, bir zulüm örneğidir. Biz, zulme göz yummayız. Haksızlık karşısında sessiz kalmayı kendimize asla yakıştıramayız. Bunca imkana ve teknolojiye rağmen; Asya’dan Afrika’ya çocukların hayatını kaybettiği bir dünya varsa, bu sorunu sorgulamak durumundayız.
“AİLE KURUMU TEHLİKE ALTINDA”
Sosyal medyanın bu yozlaşma sürecini tetiklediğini görmekteyiz. Aile yapısının temelleri sarsılmakta ve özgürlük kavramı, her türlü etik dışı davranışı meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.
“`